MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.06.2009 gününde verilen dilekçe ile köy idari sınırlarının belirlenmesi ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, köy idari sınırının tespiti ve köye ait sınırlar içerisinde kalan taşınmazlara davalı köyün elatmasının önlenmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalı köy, köy idari sınırlarının tespiti işinin idari yargı yerinde görüleceğini, davacı köyün taşınmazlarına elatmalarının söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, her iki köy arasındaki sınırların tespitine, elatmanın varlığı kanıtlanamadığından bu istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı köy temyiz etmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, köy idari sınırlarının tespitinde genel mahkemeler yetkili değildir. Çünkü, köy idari sınırlarının belirlenmesi görevi idari mercilere aittir. Mahkemenin bu saptamayı bir yana bırakarak idari makamların görevine giren bir konu hakkında hüküm kurması açıklanan nedenle doğru olmamıştır.
Davacı köyün, köy sınırlarının belirlenmesi istemini yargı yolu nedeniyle reddi yerine bu istemin de incelenip hükme bağlanması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy