MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, bu istem mümkün olmazsa taşkın kısmın arsa değeri ve değer kaybının tazmini istenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 39 sayılı parselin maliki olduğunu, davalının ise 38 sayılı parselde binası bulunduğunu ancak binanın maliki olduğu 39 sayılı parsele taşkın yapıldığını, davalının haksız elatmasının taşkın yapının yıkımı suretiyle önlenmesini, bunun mümkün olmaması halinde tecavüzlü kısmın bedeli ile tecavüz nedeniyle taşınmazın geride kalan bölümünün uğradığı değer kaybından dolayı 3.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah suretiyle bu istemini 6.060,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan keşif sonucu, davalının binasının davacının 39 sayılı parseline 12.12 m2 taşkın yapıldığı, ancak yapının taşkın kısmının yıkılması halinde ortaya fahiş zarar çıkacağı saptanmış, davacının tazminat istemi kabul edilerek elatılan bölümün değerini oluşturan 6.060,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Uygulama ve bilirkişi raporuna göre, 38 sayılı parsel üzerindeki binanın davacının maliki olduğu 39 sayılı parsele 12.12 m2 taşkın yapıldığı sabittir. Yapının taşkın bölümünün yıkılması halinde fahiş bir zarar doğacağı da ortadadır. Bu sebeple, yapının taşkın bölümünün yıkım isteğinin reddi doğrudur. Ancak davacı, çapı kaydı kapsamındaki taşkın yapı bölümünden mülkiyet hakkının varlığına rağmen yararlanamamaktadır. Bu durumda davacı, gerek tecavüzlü kısım bedelinin gerekse kendi arsasındaki değer kaybı toplamının ödenmesi koşuluyla taşkın binanın bulunduğu arsa mülkiyetinin davalıya geçirilmesini isteyebilir. Nitekim, davada ikinci kademede bu istem ileri sürülmüştür.
Mahkemece yapılması gereken iş, taşkın yapı sebebiyle tecavüz edilen yerin arsa değerini ve davacının elinde kalan kısımda bir değer kaybı varsa bunun değerini bilirkişiye yeniden hesaplatmak, imar mevzuatına göre nizalı bölümün davacı adına tesciline olanak bulunup bulunmadığını yetkili merciden sormak, uygun bulunduğu takdirde davalıya davacının isteyebileceği tazminat miktarını depo ettirmek, bu kısmın davalı adına tesciline karar verilerek uyuşmazlığı bu şekilde gidermek olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.