MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacı tarafından tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar, davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/1 maddesinde bir kararın kapsaması gereken hususlar belirtildikten sonra 297/2 maddesinde de; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı tarafça terditli olarak talepte bulunulduğu halde mahkemece hüküm sonucunda davacının hangi talebinin kabul edildiği açık bir şekilde gösterilmemiştir. Bu haliyle hüküm infaza elverişli değildir. Mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 27.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy