MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyadı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra 11.10.2011 tarihli mahalline geri çevirme sonrası dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, dava konusu ... köyü, 619 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında murisi babası “... oğlu, ...”’ın “...” yazılı soyadının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyize getirmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç tapudaki kayıtların, nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir.
Dava konusu taşınmazın tapulama tutanağının tasarruf sebebi bölümünde özetle, “…T. Sani 933 tarih ve 57 sıra numaralı tapu kaydına göre ... oğlu, ... ve biraderi ... adına kayıtlı iken ...’ın 1934 yılında ölümü ile oğlu ... ve karısı ...’yı terk ettiği bunların da taşınmaza müşterek zilyet bulundukları…”, tapulama tutanağına ekli T. Sani 933 tarih ve 57 sıra numaralı tapu senedinden de, tapulama komisyonunun 14.10.1933 tarih ve 246 numaralı kararı uyarınca taşınmaz malikinin “Poroy mübadillerinden ... oğlu ... ve biraderi ... ” olduğu yazılıdır. Taşınmazın tapulama tutanağının da 28.05.2007 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Bu tespitlerden sonra somut olaya gelince; 619 sayılı parselin tapulama tutanağının mülkiyet hanesi bölümü ve 14.10.1933 tarihli ve 246 numaralı komisyon kararı getirtilmeden ayrıca tapulama tutanağına göre taşınmazın hissedarı olarak görünen “... oğlu, ...”’ın, davacının murisi babası ...’ın kardeşi ve davacının da amcası yine tapu kaydı hissedarlarından “... oğlu, ... ...”in davacının amcasının oğlu, “... kızı ...”’nun da amcasının karısı olması gerektiğinden bu kişilerin nüfus bilgileri davacıdan sorulup, nüfus kayıtları dosyaya getirtilerek, getirtilen bu nüfus kayıtları ile tapulama tutanağı ve davacının murisinin nüfus kaydı arasında bağ kurulmadan hüküm tesisi doğru değildir.
Bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, mahallinde keşif yapılarak tanıklar ve bilirkişiler de taşınmaz başında dinlenerek bir karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.