MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen açılmamış sayılmasına dair verilen 26.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu 892, 1015, 67 ve 200 no'lu parseller yönünden davanın kabulü ile tapuda paydaş malik "Şakir oğlu Sadullah Dinçer"in isminin nüfus kaydına uygun olarak "Şakir oğlu Yılmaz Dinçer" olarak düzeltilmesine, davacının davaya konu ettiği diğer 261, 1110, 742 ve 716 parsel sayılı taşınmazlar için açmış olduğu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili kabul edilen parseller hakkında esas yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kısım yönünden vekalet ücreti verilmesi gerektiği nedeniyle ve re'sen temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline yada açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine dair istemlerin de görevsizlik ve yetkisizlik karar veren mahkemece hüküm altına alınması zorunludur (25.04.1945 tarih, 1944/7-1945/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, HUMK.m.423,426,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.7)
Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği de yine, 4667 sayılı Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi ve 21.06.1966 tarih 1966/9-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda gösterilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğine, davalı idarede kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre yukarıda açıklandığı şekilde Avukatlık Ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesi bozma nedeni ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Davalı vekilinin yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasına 5.bent olarak “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 14.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.