(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.6.2010 gününde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.11.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne dava değerinin duruşmalı işler için belirlenen değerden daha az olduğundan duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 27 parsel sayılı taşınmazda bodrum kat 1 numaralı, zemin kat 4 ve 6 numaralı taşınmazların 1/2 payın maliki diğer 1/2 payın ise elbirliği maliki bulunduğunu, davalının bu taşınmazları hiçbir hukuki ilişkiye dayanmadan işyeri olarak kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile tahliyesini ve 1.4.2010 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte şimdilik 3.000TL'nin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
T.M.K.nun Mülkiyet hakkının içeriği başlıklı 683/2. maddesinde Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir hükmüne yer verilmiştir. Malik taşınmaza haksız elatılması halinde dava açarak elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Görevli mahkeme ise, çekişme konusu yapılan taşınmazın değerine göre belirlenir.
Somut olayda, kat mülkiyeti kurulu 27 parsel sayılı taşınmazda zemin kat 4 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin 1/2 payının davacı T.T., 1/2 payın ise davacının murisi K. T.; bodrum kat 1 numaralı bağımsız bölümün 8/64 payının davacı T. T., 8/64 payının davacının murisi K. T.ın. 3/4 payının ise dava dışı M. A. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazların kullanımına ilişkin olarak taşınmazların paydaşı K. T.'in mirasçısı dava dışı Z. A. T. in ile davalı arasında kira sözleşmesi sunulmuş olup davacı ile davalı arasında herhangi bir düzenlenmiş bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır.
Elatmanın önlenmesi istemli davalarda mahkemenin görevi taşınmazın değerine göre belirlenir. Elatmanın önlenmesi istemi yanında ecrimisil istenmesi halinde, müddeabih bu iki istemin toplamıdır. Davacı, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi ile ilgili davayı 15.6.2010 tarihinde açmıştır. Bu tarihte sulh hukuk mahkemeleri dava değeri 7.230'ye TL kadar işlere bakmakla görevlidir. Dava konusu taşınmazların bu değerde olduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu nedenle, davaya konu taşınmazların dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, H.U.M.K.nun 8/1 maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy