MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu ... köyü 461 ve 528 parsel numaralı taşınmazların tapu kaydında yazılı olmayan baba adının “Hasan” olarak ilavesi suretiyle kaydın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu taşınmazlardan; 461 parselin 07.08.1957 tarihinde Hazine adına tapulama tespitinin yapıldığı ve tapulama tutanağında özetle “...18 yıldan beri ...’ın fuzuli işgalinde...” bulunduğunun belirtildiği ve yine 528 parselin 8.8.1957 tarihinde Hazine adına tespitinin yapıldığı ve tapulama tutanağında özetle “...16 yıldan beri ...’ın fuzuli işgalinde...” bulunduğunun belirtildiği, ...’ın 17.02.1958 tarihli dilekçeler ile taşınmazların 1939 ila 1940 senelerinde tevzi suretiyle kendisine verildiğini belirterek yaptığı itiraz sonucu, 16.12.1964 tarihli tapulama komisyon kararları ile taşınmazların ... adına 26.08.1965 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı,... oğlu ...’ın nüfus kaydından ise 01.01.1940 doğumlu olduğu, 12.03.1970 tarihinde ... 2. Asliye Hukuk mahkemesinin kararına istinaden soyadının “...” iken “...” olarak tashih edildiği görülmektedir.
Ayrıca, taşınmazların tapulama tutanaklarında “...” isminde tutanak bilirkişisi olarak görev almış bir kişinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bütün bu anlatılanlardan sonra; taşınmazların dayanaklarına göre davacının doğum tarihi itibariyle taşınmazların maliki olamayacağı, ayrıca bu tarihlerde soyadının “...” olduğu anlaşılmakla, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi yoluyla açıkça mülkiyet nakline sebebiyet verildiği anlaşıldığından, mahkemece istemin reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.