MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.12.2003 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 362 parsel sayılı taşınmazda davalıların miras bırakanı ... ...’un 5/20 payını 09.08.1994 tarihinde Bilal Mehmet Yürekli’ye, onun da 19.07.1995 tarihinde bayii...’e satış vaadi sözleşmeleri ile sattığını, kendisinin 5/20 payın 12.000 metrekarelik kesimini 25.07.1995 günlü satış vaadi sözleşmesi ile...’den satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuş, davalı ... davayı kabul etmiş, diğer davalılar ise savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, 362 parsel sayılı taşınmazda davalıların miras bırakanı ... ...’a ait 5/20 payın 12.000 metrekarelik kısmının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmün davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce;
"Dava konusu 362 parsel sayılı taşınmaz 62.000 metrekare yüzölçümlü olup, davalıların miras bırakanı ... ...’un 5/20 payına 15.500 metrekarelik yer isabet etmektedir. Daha önce... tarafından değişik tarihlerde düzenlenen satış vaadi sözleşmelerine dayanarak ... ... aleyhine açtıkları tapu iptali ve tescil davası neticesinde, Silifke
Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2003 gün 2002/493 esas, 2003/622 karar sayılı ilamı ile ... ...’un maliki olduğu 5/20 payın 8616 metrekarelik kesiminin bu kişiler adına tesciline, 6884 metrekarelik kısmının ise ... ... uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş, karar Dairemizce onanmak suretiyle 11.06.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması başlıklı Türk Medeni Kanunun 705/2 maddesi hükmü uyarınca, miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce geçer. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemi yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Anılan madde uyarınca, çekişmeli taşınmazın davalılar miras bırakanına ait 5/20 payın 8616 metrekareye isabet eden hissenin mülkiyeti mahkeme kararı ile dava dışı ..., ... ... ve ...’e geçtiğinden ... ... üzerinde 6884 metrekareye isabet eden pay kalmıştır.
Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazın davalıların miras bırakanı ... ... ait 5/20 payın 6884 metrekaresine isabet eden hissesinin iptaline karar verilmesi gerekirken mahkeme kararı ile üçüncü kişilere geçen payı da kapsar şekilde daha ziyade payın iptaline karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçeleri ile bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece davalıların mirasbırakanı ... ...'a ait 5/20 payın 6884 m2'ye isabet eden hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalılar, ..., ..., ..., ..., ... ve ... temyiz etmişlerdir.
Dairemiz bozmasından sonra satış vaadine konu 5/20 payın iptaline karar verilmesinde bir usulsüzlük yok ise de;
HUMK'nun 389. maddesi uyarınca verilen kararın iki tarafa yüklenen vazife ve haklar şüphe ve tereddüt gerektirmeyecek şekilde açık olması gerekir. Mahkemece verilen kararda 6884 m2'ye isabet eden 5/20 payın iptaline karar verilmiş, iptale konu pay miktarı açıkça belirtilmemiştir. Bu husus infazda sorun yaratacağından infaza elverişli hüküm kurmak üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 08.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy