(4721 S. K. m. 718, 729)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.6.2003 gününde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine dair verilen 20.9.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Kanununun 729. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, 8.661,00 TL muhtesat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalı temyiz etmişlerdir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Türk Medeni Kanununun 718/2 maddesine göre, arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Türk Medeni Kanununun 729. maddesi bu kuralın istisnalarından birisini düzenlemiş, zemin ile üzerindeki bitkiler arasındaki bağlantıyı kesmiş ve aşağıdaki koşulların oluşması halinde ise bitki sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, 832 parsel numaralı taşınmazın kendisine ait olduğunu, taşınmazı davaya konu ağaç ve kuyu ile birlikte satın aldığını ancak yapılan ölçüm sonucu davaya konu ağaç ve kuyunun davalıya ait 833 parsel içerisinde kaldığının tespit edildiğini belirterek 833 parsel numaralı taşınmazda ağaç ve Kuyunun bulunduğu kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Türk Medeni Kanununun 729. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, ağaç ve kuyunun sahibi ve onun külli halefleri tarafından, ağaç dikilirken kuyu yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Dava konusu 833 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde taşınmazın 4.4.2002 tarihinde davalı tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır. Davalı davaya konu ağaçların dikildiği ve kuyunun açıldığı tarihten çok sonra taşınmazı temlik ettiğinden muhtesat bedelinin davalıdan istenilmesi mümkün değildir.
Yapılan bu saptamalara göre bedel istemi yönünden de davanın reddi gerekirken, istemin yazılı bazı gerekçelerle hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı sebeplerle davacının temyiz isteminin reddine (2) numaralı bentte yazılı sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde davalı tarafa iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy