MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2010 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı maliki olduğu taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan "Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmemiş 2001/215 E. 2002/393 K. sayılı ... lehine tasarruf iptali" şeklindeki kaydın terkinini talep etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamış, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen “beyanlar” gerek tescillerden, gerekse şerhlerden farklıdır. Kütüğün beyanlar hanesine işlenen kayıt, kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazlar 29.05.2003 tarihinde 1091 yevmiye no'lu işlemle davacı tarafından satın alınmıştır. Taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine aynı tarihte 1087 yevmiye numarası ile "Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmemiş 2001/215 E. 2002/393 K. sayılı ... lehine tasarruf iptali" şeklindeki kaydın işlendiği anlaşılmıştır. Davacı bu kaydın mülkiyet hakkını kısıtladığını ileri sürerek terkinini istemektedir. Davasını da tapu sicil müdürlüğüne yöneltmiştir.
Yukarıda da açıklandığı gibi beyanlar taşınmaza ilişkin bazı hukuki ve fiili bilgilere aleniyet kazandırma amaçlıdır. Terkini istenen kayıtla ... lehine verilmiş bir mahkeme hükmünün bulunduğu hususu belirtilmektedir. Bu kaydın terkininin ...'ın aleniyet kazanmış taşınmaza ilişkin hukuki durumunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Ancak, ... davada hasım olarak gösterilmemiş davalı sıfatı bulunmayan tapu sicil müdürlüğü huzuru ile yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur.
Mahkemece davanın, davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 25.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.