MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.07.2009 gününde verilen dilekçe ile rödevans sözleşmesine dayanılarak yapılan icra takibine itirazın iptali ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, rödevans sözleşmesi gereğince kiralayanın ödemesi gereken harçların tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödetilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl alacağa yönelik istem kabul edilmiş, işlemiş faiz talebiyle icra inkar tazminatı tahsili talepleri reddedilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle 24.03.2004 tarihli sözleşmenin 4, 05.12.2004 tarihli taahhütnamenin 9 ve 11.maddelerinin açık hükümlerine göre davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince;
Davadaki istemin dayanağı İcra ve İflas Kanununun 67.maddesidir. Bu maddeye göre açılan davalarda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, diğer tarafın talebi üzerine asıl alacak tutarının %40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata da hükmedilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, takip konusu yapılan alacak kalemleri bir belgeye dayalıdır. Esasen, yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri doğrultusunda basiretli bir tacir olması gereken davalıların, işletme sebebiyle ödemesi gereken harçları bilememesi düşünülemez. Kısaca ifade etmek gerekirse alacak davalılar yönünden likit (bilinebilir) bir miktardır.
Hal böyle olunca, davalıların anılan yasa hükmü çerçevesinde tazminat ödemelerine karar verilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığından bahisle davacı talebinin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.