MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davaya konu 1167 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinden “... ... oğlu ...'in” “... oğlu ...” olarak; “... ... oğlu ... ...'in” “... oğlu ... ... ...” olarak; “... ... kızı ...'ın” “... kızı...” olarak; “... kızı ...'in” “... ... kızı ...” olarak; “... ... oğlu ...'in” “... oğlu ...” olarak; “... ... kızı ...'ın” “... kızı ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Eldeki davada, dosyada mevcut nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacının tapu kayıt maliki “... oğlu ...”, “... oğlu ... ... ...”, “... kızı...” ve “... kızı ...'ın” mirasçıları arasında yer almadığı görüldüğünden davacının bu hissedarlar yönünden aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hissedarlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy