(Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği m. 15)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmaz ise alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; alacak isteminin kabulüne dair verilen 14.12.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 22.04.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 220 ada 3 parsel sayılı taşınmazı davalıdan satın aldığını, parasını ödeyip, teslim alarak üzerine de ev yaptığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, bu olmaz ise denkleştirici adalet kuralı uygulanarak taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın bugünkü rayiç değerinin tespit edilerek sözleşme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın ifrazının mümkün olmaması nedeniyle iptal ve tescil isteminin kabul edilemeyeceği ve bu yöndeki talebin sabit bulunmadığı gerekçesi ile terditli bedel talebinin kabulü ile 110 381,82 TL nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyize getirmiştir.
Dava konusu 220 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 06.10.1999 tarihinde 3367 sayılı Yasa uyarınca davalıya temlik edildiği ve üzerine de 10 yıl takyitlidir şerhi konulduğu, taşınmazdaki davalı payının 22.04.2004 tarihinde satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satışının vaat edildiği, daha sonra taşınmazda yapılan imar sonucu taşınmazın 542 ada 2 parsel numarası altında ve 1632/2400 payının davalı adına, 768/2400 payının da Hazine adına 01.06.2006 tarihinde tescil edildiği görülmektedir. Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/557 Esas sayılı dosyasında ise davacı, Çayırova Belediyesi tarafından davalı B. G. aleyhine dava konusu 220 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 3367 sayılı Yasa uyarınca davalıya satışının yapıldığını, bu yasa uyarınca çıkartılan Köy Yerleşim Alanı Uygulama Yönetmeliğinde söz konusu yasa uyarınca arsa sahibi olabilecek kişilerin taşıması gereken şartların belirlendiğini, davalının yasada belirtilen şartları taşımadığı gibi yönetmelik uyarınca belirlenen yükümlülükleri de yerine getirmediğini belirterek yönetmeliğin 15. maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir. Bu dava halen derdest olup eldeki davanın sonucunu etkileyecektir. Bu nedenle taşınmaz üzerindeki mülkiyet ihtilafının giderilmesi beklenmelidir. Tapu iptali ve tescil isteminin sübut bulmadığından bahisle reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcını yatırana iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy