MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 24.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 117 ada 77 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “...” olarak yazılı baba adının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK’nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için; dava konusunun, sebebinin ve taraflarının aynı olması gereklidir.
Somut olayda; kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen Doğanhisar Kadastro Mahkemesinin 2005/39 Esas, 2009/66 Karar sayılı ilamında gerçekten davanın konusu ve sebebi aynı ise de, o davanın davalısı Tapu Sicil Müdürlüğü olmayıp Kadastro Müdürlüğüdür. Her iki davanın tarafları aynı olmadığından kesin hükümden söz etme olanağı yoktur.
Açıklanan bu yön nazara alınmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.