(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.4.2010 gününde verilen dilekçeyle yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın reddine dair verilen 17.2.2011 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava kadastro yola elatmanın önlenmesi ve yolun açılması istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından kullanılan ve davalının eşi N.'nin paydaş olduğu 302 parsel sayılı taşınmazın sınırında bulunan taş duvarın çok eskiden beri mevcut olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif ve teknik bilirkişi T. K. tarafından düzenlenen 4.8.2010 tarihli bilirkişi raporundan 302 parsel sayılı taşınmazın yola cepheli kısmına yapılan taş duvarın yolun 152.15 metrekarelik kesimine tecavüzlü olduğu saptanmıştır. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken taş duvarın çok eskiden beri mevcut olduğu gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarda açıklanan sebeplerle kabulüyle hükmün bozulmasına, peşin yatırılan temyiz harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy