MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.03.2010 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çaplı taşınmazda iyi niyet iddiasında bulunulamayacağı ve kamu hizmetine ayrılmış taşınmazlarda temliken tescil istenemeyeceği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Temliken tescil davalarında husumet taşınmaz maliklerine yöneliktir.
Somut olayda; dava konusu 110 ada 104 parsel numaralı taşınmaz tapuda dava dışı Hazine adına kayıtlıdır. Dava, kayıt maliki aleyhine değil yararına tahsis yapıldığı söylenen davalı kurum aleyhine açıldığından, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, çekişmenin esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ancak dava ret ile sonuçlandığından sonucu itibari ile doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy