MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2008 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, köy halkının kullanımında olan kadim yolun kadastro tespiti ile davalıya ait 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın içinde bırakıldığını belirterek taşınmazın yol olan kısmının tapu kaydının iptal edilerek, yol olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davacı 29.08.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 31.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda “A ve B” harfleri ile gösterilen kısımda bulunan duvarın kaldırılarak yola elatmanın önlenmesi olarak değiştirmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek; teknik bilirkişi ... ’ın 31/12/2009 tarihli raporu ve eki krokide B harfi ile gösterilen 17,05 m² yüzölçümündeki yere, duvarın kaldırılması suretiyle davalının müdahalesinin önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi olanaksız, özellikle çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirdiği hallerde HUMK.’nun 275. maddesi gereğince bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunlu olduğu gibi 283. maddesi hükmünce hakim noksan ve müphem hususlar için bilirkişilerden ek rapor isteyebilir ya da yasanın 284. maddesinden
./..
2011/7614-8721-2-
yararlanarak gerçeğin daha ziyade ortaya çıkarılması için yeni bilirkişi oy ve görüşüne de başvurabilir. Somut uyuşmazlıkta birden fazla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bunlardan 09.05.2008 tarihli raporda; davalının taşınmazından yola herhangi bir elatma belirlenmemişken, bu rapora itiraz üzerine yapılan ikinci keşif sonucu alınan 31.12.2009 tarihli raporda davalının taşınmazından “B” harfi ile gösterilen ve yeşil renkle taralı kısımdan yola elatma olduğu belirtilmiştir.
Eldeki davada, mevcut raporlar birbiri ile çelişkili olduğu gibi ikinci raporu düzenleyen bilirkişi tarafından çelişkinin nedeni ve mahkemece de hükme esas alınan raporun niçin üstün tutulduğu açıklanmamıştır. Mahkemenin mevcut çelişkiye rağmen 31.12.2009 tarihli rapora dayanarak hüküm kurması açıklanan nedenle doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken, atanacak üç kişilik bilirkişi heyeti ile yerinde yeniden keşif yapılarak her iki rapor arasındaki aykırılığı gerekçeli olarak gidermek ve bu çelişki giderildikten sonra sonucuna uygun hüküm kurmak olmalıdır. Orta yerde çelişkili raporlar bulunurken bu çelişki yöntemince giderilmeden uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.