(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.10.2009 gününde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.4.2011 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, davacının paydaşı bulunduğu ve kendi kullanımında olan 394 parsel sayılı taşınmaza, komşu parseli kiralayarak kullanan davalının köpeklerini başıboş bırakarak, hayvan gübreleri atarak, sulama kanalı üzerine köprü yapmak suretiyle elattığını, komşuluk hukukuna aykırı davrandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dava komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir. Komşuluk hukukuna aykırı davranış taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre belirlenmektedir. Davalı, davacı taşınmazına komşu 397 Sayılı parselin paydaşı, 298 Sayılı parselin ise kiracısıdır. Davalı, kiraladığı 398 parsel sayılı taşınmaza, besicilikle uğraştığı için ahır yapmış, ahırdan çıkan gübreleri de gene kendi kullandığı taşınmaz içinde davacının evine bilirkişi raporuna göre 90 m mesafedeki alana dökmektedir. Su kanalı üzerine yapılan köprü ise davalının paydaşı olduğu 397 Sayılı parselden 298 Sayılı parsele geçişi sağlamaktadır. 397 Sayılı parselde davalının evi ve süt sağım yeri bulunmaktadır.
Mahkemece, davacının gübrenin kaldırılmasına ve köpeklere ilişkin talebi kabul edilmiştir. Davacı hayvancılıkla uğraştığı için köpek beslemekte ve köpekleri 398 Sayılı parsel içinde davacı parselinden çok uzak bir yerde bağlı olarak tutmaktadır. Davacı, gübrenin dökülmesinin önlenmesini ve köpeklerin uzaklaştırılmasını kendisine zarar verdikleri iddiası ile talep etmiş olmasına rağmen, zararını kanıtlayamamıştır. Başıboş bırakıldığını ileri sürdüğü köpeklerin ve dökülen gübrelerin kendilerine gerçekten bir zarar vermiş olması gerekir. Taraflar köyde tarım ve hayvancılıkla uğraşmakta olup, köy şartlarına göre, gübrenin ahırın önünde açıkta biriktirilmesi olağan karşılanmalıdır. Bu durum, köy yaşam tarzında tahammül sınırları içinde bulunduğundan, komşuluk hukukuna aykırılık teşkil etmez. Kaldı ki yukarda belirtildiği üzere gübre dökülen yer ile davacının evi arasındaki mesafe dikkate alındığında, davacının zararından söz etmek mümkün değildir.
Davacı, davalıya ait köpeklerin bağlı oldukları zincirleri kırma ihtimalleri bulunduğu iddiasıyla köpeklerin uzaklaştırılmasını talep etmiş ise de davacının doğmuş bir zararının bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu talebinin de reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de: İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Mahkemece talep olmadan orta yerde İcra İflas Kanununu 30. maddesi hükmü gözardı edilerek "kal" masraflarının davalıdan ayrıca tahsiline dair hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde davalı tarafa iadesine, 21.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy