(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 360) (6762 S. K. m. 599)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.1.2008 gününde verilen dilekçeyle menfi tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.3.2010 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Davalı E. Y. ise, teslim edilen eserde ayıp ve eksiklikler bulunmadığını, eserin bu haliyle kabul edildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 28.6.2005 tarihli sözleşmeye göre; davalı A... Asansör Ltd. Şti., davacı şirketin yüklenimindeki E... Öğretmen Evi projesi kapsamında kalan 1 adet yemek asansörü imali işini yüklenmiştir. Bu husus taraflar arasında çekişmeli değildir. Diğer davalı E. Y. ise, davalı şirkete iş bedeline karşılık düzenlenen 4.000,00 TL bedelli senedin hamili olup, davacı aleyhine icra takibine girişen kişidir.
Belirtilmelidir ki, işi yüklenenin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi gerekir. Bu kural, yüklenicinin hem sadakat ve hem de özen borcunu kapsar. Kanunda tanımı yapılmayan sadakat ve özen borcu, aslında Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının bir uzantısıdır. Sadakat ve özen borcu, sözleşmenin ifası sırasında önceden belirlenmeksizin ihlal edildikçe kendisini gösterir ve somutlaşır. Yüklenicinin özen borcu, eser sözleşmesinin kurulmasıyla başlar, eserin iş sahibine teslim edildiği ana kadar devam eder. Eserin tesliminden sonra da bu borç, ayıba karşı tekeffül sorumluluğu şeklinde kendini gösterir. Eser, yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek şartıyla gerçekleştirilen sonuçtur. İş sahibi, daima ısmarladığı eserde belli niteliklerin bulunmasını arzu eder. Meydana getirilen eserin, iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan teslim edilecek eserin, fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması gerekir. Aksi halde, eser ayıplıdır ve yüklenicinin sorumluluğu ortaya çıkar.
Borçlar Kanunu'nun 360. maddesinde kusur halinde, iş sahibinin ne gibi hakları olduğu düzenlenmiştir. Buna göre eser, iş sahibinin kullanamayacağı ve nisfet kaidesine göre kabul edilemeyeceği derecede kusurluysa iş sahibi o şeyi kabulden kaçınabilir. Esere karşılık ödemesi gereken bedelleri ödemesi gerekmeyeceği gibi daha önce yaptığı ödemelerin de istirdadını isteyebilir. Eserin kusuru yukarı derecede önemli değil ise, iş sahibi bedelden tenzil talebinde bulunabilir veya işin ıslahı büyük masrafı gerektirmiyorsa yükleniciyi tamire mecbur edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş sahibinin isteminin dayanağı, yukarda sözü edilen Borçlar Kanunu'nun 360. ve İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddeleridir.
Belirtildiği üzere diğer davalı E. Y., icra takibine konu senedin hamilidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 599. maddesi gereğince hamil, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmekte ise, iş sahibi olan davacı hamile karşı da yükleniciye karşı haiz olduğu defileri ileri sürebilir. Dosya kapsamından ve davalının savunmasından, davalının davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkiyi bildiği anlaşıldığından, davacı yüklenici şirkete karşı ileri süreceği defileri kötü niyetli hamil olan diğer davalı E. Y.'a karşı da ileri sürebilir.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş E... Öğretmen Evi ikmal onarım işine ait ihale belgelerinin tamamını ihale makamından getirtmek, 14.11.2005 tarihli geçici kabul tutanağı ile bina teslim tutanağının 19. maddesindeki eksikliklerin kesin kabul aşamasında akıbetini tespit etmek, evrak eksikliği tamamlandıktan sonra dosya üzerinde makine mühendisi bir bilirkişiye davacı iş sahibinin Borçlar Kanunu'nun 360. maddesindeki seçeneklerden hangisine hakkı olduğunu belirletmek, davayı bütün bunların sonucuna uygun bir hükme bağlamak olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak, eksik inceleme ve araştırmayla dava reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy