MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.01.2010 gününde verilen dilekçe ile eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı şirket temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiş, karar Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 28.12.2010 tarihli ve 2010/6603-7310 sayılı ilamı ile ve ilamda gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, dava kısmen kabul edilmiş, 4.198,76 TL davalı alacağının 2.301,34 TL’sinden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; icra takibinin 6.500,00 TL alacak üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Kısaca, menfi tespit davasına konu alacağın miktarı 6.500,00 TL’dir. Mahkeme kararında ve hüküm fıkrasında yazılan 4.198,76 TL yapılan imalatın bedelidir. Çekişmeli miktar 6.500,00 TL iken yanılgıyla bu miktarın karar gerekçesinde ve hüküm fıkrasında 4.198,76 TL olarak gösterilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan davacı, davasını vekille takip etmemiştir. Buna rağmen davalının vekalet ücreti ile sorumlu tutulması da yerinde değildir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.