MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar, icra takibi üzerine takip konusu borcun 1.470,00 TL’sini dosyaya ödediklerini, davacının teslim edildiğini bildirdiği malzemeleri almadıklarını, başkaca borçları da bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin belirlemiş olduğu 2.380,00TL davacı alacağı üzerinden icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
İncelenen ... İcra Müdürlüğünün 2009/1726 sayılı takip dosyasından icra takibinin 2.800,00 TL asıl alacak ve 114,80 TL geçmiş günler faizi olmak üzere toplam 2.914,80 TL için yapıldığı, ödeme emrinin davalılara tebliği üzerine davalıların 1.470,00 TL borcu kabul ettikleri, takibin 1.444,80 TL’sine itiraz ettikleri, kabul edilen borç tutarını da davacının vekiline belge karşılığı ödedikleri anlaşılmaktadır. Davacı, eldeki davayı itiraz edilen alacak tutarı olan 1.444,80 TL’nin tahsilini teminen açmıştır. Kısaca, itirazın iptali davasında müddeabih 1.444,80 TL’dir. Mahkemece bu olgu gözden kaçırılarak ihtilaflı olan bu kısım üzerinden hüküm kurulması gerekirken, çekişme konusu yapılmayan bölüm de dahil edilerek hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.