MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.01.2009 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, menfi tespit, çek istirdadı ve tazminat tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususlar işin temyiz incelemesi sırasında değerlendirilemeyeceğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Belirtildiği üzere dava, İcra ve İflas Kanununun 72.maddesine dayanılarak açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı, hamili bulunduğu çekler sebebiyle davacı aleyhine icra takibine girişmemiştir. İcra ve İflas Kanununun 72.maddesinin 5.fıkrasına göre orta yerde icra takibi bulunmadan ve takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı saptanmadan, borçlu lehine tazminata hüküm kurulamaz.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, davalının tazminat ödemesine karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 1.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy