MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 25.07.2003 tarihli, 21611 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı 1016 ada 37 parsel numarasında kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki binanın 1 nolu bağımsız bölümün veya bölüme isabet edecek arsa payının tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek, dava konusu taşınmazın 68/112 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 25.07.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalının murisi ...tarafından dava konusu inşaattan 1. katta 1/4 arsa paylı (1) no'lu meskenin tamamının davacıya satışının vaat edildiği, satışın bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu taşınmazda 3 adet daire inşa edildiğinden bilirkişi raporunda satış vaadine konu dairenin özellikleri gözetilerek arsa payına oranı 68/216 olarak belirlenmesi sebebiyle mahkemece bu payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Satış vaadi sözleşmesinde, açıkça satıma konu taşınmazın arsa payı oranı belirtildiğine göre, talep aşılarak 54/216 (1/4) payın üzerinde davacı adına 62/216 payın tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 04.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.