MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.10.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 20.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ipoteğin sehven konulduğu gerçekte mevcut olmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
Somut olayda; Dava konusu 263 ada 1 parsel ve 263 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında 16.04.1945 tarihli 27 yevmiye numaralı birinci derece kanuni ipotek şerhi mevcuttur. Kemalpaşa Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.04.2011 tarihli yazısından ipoteğin kaldırılmadığı
bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir hüküm kurulmalıdır.
Hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy