MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.06.2009 gününde verilen dilekçe ile çekişmenin giderilmesi ve kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün Kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 16.04.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı kira ilişkisinin devam ettiğinin tespiti ve sözleşme üzerinde çıkartılan muarazanın giderilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davayı görmeye idari yargı yerinin görevli olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Davada dayanılan sözleşmenin tarafları, davacı kiracı ile dava dışı Defterdarlıktır. Sözleşme üzerindeki muaraza, 07.04.2009 tarihli ihtar ile Defterdarlık tarafından çıkartılmıştır. Dolayısıyla, ... Valiliği ne sözleşmenin tarafıdır ne de sözleşme üzerinde muaraza çıkartan taraftır. Başka bir anlatımla ... Valiliğinin pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Öte yandan, 16.04.2008 başlangıç tarihli kiranın konusu 3957 ada 1 sayılı parseldeki 556 m2 bölümdür. Taşınmazda 732/1153 pay dava dışı Hazine’ye, 421/1153 pay ise ... İlçe Belediyesine aittir. Diğer bir ifadeyle kiralanan paylı Mülkiyet rejimine tabi bir taşınmazdır. Kiraya verilen şey paylı mülkiyete konu ise, kiralama önemli idari tasarruf sayıldığından Türk Medeni Kanununun 691.maddesi gereğince kiranın sayı ve pay çokluğu ile gerçekleştirilmesi
gerekir. Bu kural, 27.11.1946 tarihli ve 28/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edilmiştir. Kısaca belirtmek gerekirse davacı, geçerli olmayan bu sözleşmeye dayanarak dava açamaz.
Mahkemece, yapılan bu saptamalar doğrultusunda bir hüküm kurulması gerekirken, ... Valiliğinin pasif dava ehliyeti varmış gibi ve orta yerde geçerli bir kira sözleşmesi bulunuyormuşçasına istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy