MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.04.2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesine dayanılarak kalan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar, davacı yüklenicinin eseri tamamlamadığını, yapılan 4.500,00 TL ödemenin işin tamamlanan kısmına karşılık geldiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 6.743,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 10.12.2009 tarihli sözleşmeyle davacının, davalılara ait çatı katında bazı imalatların yapımı işini üstlendiği, iş bedelinin de götürü 15.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı görülmektedir. Gerçekten iş tamamlanmamış, davacı delil tespiti suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırmış, bilirkişiler davacı alacağını 11.243,00 TL olarak saptamıştır. Yine taraflar arasında iş bedeline karşılık davacıya 4.500,00 TL ödendiği çekişmeli değildir.
Burada öncelikle delil tespiti suretiyle alınan bilirkişi raporuna yargılama aşamasında da olsa itiraz edilebileceği, bu raporun herhangi bir nedenle kesinleşmesinin söz konusu olamayacağı yönünün vurgulanması gerekir. Nitekim davalılar, tespit bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora 26.10.2010 tarihli celsede itiraz etmiştir.
Bir tanımlama yapmak gerekirse Borçlar Kanununun 365.maddesinde düzenlenmiş olan “götürü ücret” önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücret türüdür. Bu hükme göre, ücretin götürü kararlaştırıldığı işlerde yüklenici yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyatla yapmaya zorunludur. Eser, kararlaştırılan götürü ücretten daha fazla masraf ve emekle meydana çıkarılsa bile, yüklenici kural olarak götürü bedelin artırımını isteyemeyeceği gibi, daha az masraf ve emekle yapılmış olsa da iş sahibi bedelden indirim yapılmasını talep edemez. Bu nedenlerle, kararlaştırılan götürü ücretin ne kadarına hak kazanıldığının tespiti işin getirildiği fiziki seviyenin tespitine bağlıdır.
Bütün bu anlatılanlardan sonra yapılması gereken iş, mevcut tespit raporundan ve dosyada bulunan fotoğraflardan yararlanılarak yeni bir bilirkişiye 10.12.2009 tarihli sözleşme kapsamındaki iş kalemlerinin hangi fiziki seviyeye getirilerek yapıldığını tespit ettirmek, bulunacak bu fiziki seviyeyi kararlaştırılan götürü ücrete oranlamak, bundan davacıya yapıldığı çekişmesiz olan ödemelerin tutarını düşmek ve istemi tüm bunların sonucuna göre karara bağlamak olmalıdır.
Tespit raporunun kesinleştiğinden söz edilerek eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy