MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.06.2011 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 09.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Yargılama aşamasında irtifak hakkının kapsamı içerisinde kalan tecavüzlü kısımların davalılar tarafından kaldırılması gerekçe gösterilerek davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nun 331. maddesi gereğince; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder..."
Yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu da 6100 sayılı HMK’nın 323 ila 333. maddelerinde açıklanmıştır.
Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği 4667 sayılı Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi ve 21.6.1966 tarihli ve 1966/9-9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında gösterilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; gerek dava tarihi gerekse de keşif tarihi itibari ile davalıların yapmış oldukları binalar nedeniyle yüksek gerilim enerji nakil hattına tecavüzleri sabit olduğundan, dava açılmasına neden oldukları açıktır. Buna rağmen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmadığı gibi kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetli olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; yargılama giderlerini davanın açılmasına neden olduğu sabit olan davalılara yüklemek ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdir etmek olmalıdır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.