MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kayıtlarında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne; 911, 2438, 2439, 2440, 2441, 409 ve 410 sayılı parsellerin tapusunun "maliki" sütunundaki 6/56, 12/112 ve 384/10752 hisse sahibi ...'in isminin nüfus kaydına uygun olarak ... olarak değiştirilerek ve 534 parsel sayılı taşınmazda 7/56 ve 6/56 hisse sahibi ...'in isminin ... ve boş bırakılan baba adının ... yazılarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/1 maddesinde bir kararın kapsaması gereken hususlar belirtildikten sonra 297/2 maddesinde de; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, mahkemece kurulan hükümde kimlik bilgilerinde düzeltme yapılan kişi, her bir parsel yönünden ayrı ayrı belirtilmemiştir. Bu haliyle hüküm infaza elverişli değildir. Mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.