MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2009 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm satın alınmasına dayalı ... iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise tazminat ve bedel karşılığı verilen 1190 parsel sayılı taşınmazın ... kaydının tekrar davacı adına tescili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ikinci kademe istem kısmen kabul edilerek, davacının tazminat isteminin kabulüne, temlik edilen bağımsız bölümün bedeli karşılığı verdiği 1190 parsel sayılı taşınmazın tescili isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delilleri ve tüm dosya içeriğine göre; davacının, yüklenici ile yaptığı sözleşme uyarınca temlik alınan bağımsız bölüm bedeli karşılığı ... kaydını üçüncü bir kişiye devrettiği 1190 parsel sayılı taşınmazın, devralan kişinin davada taraf olmaması, kötü niyetinin ispat edilememesi ve davacının taşınmazın bedelinin yükleniciden tahsili için dava açabilme imkanının bulunmasına göre ... kaydının iptali ile adına tescili isteminin reddine yönelik hükme yöneltilen temyiz istemi yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Tüketici mahkemesinde görülen davada, bağımsız bölüm tesciline yönelik istemin reddine dair karar temyiz edilmemiştir. Davacının temlik alınan bağımsız bölüm bedeli karşılığı ... kaydını devrettiği 1190 parsel sayılı taşınmazın tekrar adına tesciline yönelik istemi ise taşınmazın son malikinin davada yer almaması ve davacı şirketin bu nedenle davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı için reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu yanlışlık kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; hüküm fıkrasının 5. bendinden “8050,00” rakamının çıkartılarak “600,00” rakamının yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 20.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi .
Full & Egal Universal Law Academy