(6100 S. K. m. 166, 168) (4721 S. K. m. 747)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.04.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; verilen birleştirme kararına dair 20.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Asıl dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesine dayanılarak açılmış olan geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından aynı mahkemede aynı istemle açılan 2009/515 Esas sayılı dava dosyası, asıl dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesi ile birleştirilmiştir. Birleştirme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMKnun 166. maddesi uyarınca, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış, aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte bulunan davalar arasında bağlantı var sayılır ve bu durumda davaların birleştirilmesine karar verilebilir. Ne var ki; HMK 168/1. maddesi uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararları yalnız başına temyiz edilemez, ancak nihai kararla birlikte temyize konu olabilir.
Somut uyuşmazlıkta; birleştirmeye konu olan davalar aynı mahkemede görülmüş olmakla; ancak nihai hükümle birlikte temyiz edilebileceğinden davalının temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemine ilişkin dilekçesinin REDDİNE, yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy