MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.08.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 288, 289, 302 ve 321 sayılı parseller malikleri tarafından 305, 308, 313, 314 ve 315 sayılı parsel malikleri aleyhine Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanarak açılmış geçit irtifakı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılardan 321 sayılı parsel maliki ..., yanıt vermiş ve davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, 25.04.2011 tarihli bilirkişi krokisinde kırmızı ile boyanan güzergahtan davacı parselleri lehine geçit irtifakı tesis edilmiştir.
Hükmü, davalılardan 321 sayılı parsel maliki ... temyiz etmiştir.
Taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Çünkü, zorunlu dava arkadaşlığından söz edebilmek için, bir hakkın muhtelif kimseler tarafından kullanılması veya muhtelif kimselere karşı kullanılması şart kılınan hallerin bulunması gerekir. Başka bir deyişle, o hakkın dava konusu edilmesinde hak sahibi kişilerin hepsinin birlikte dava açması, kendilerine karşı o haktan dolayı bir dava açılacaksa o davanın hepsine karşı açılması koşulu aranır.
Somut uyuşmazlıkta davacılar, ayrı ayrı parsellerin malikidir. Her birinin hakkını ayrı ayrı açacakları davadaki hasımlarına karşı ileri sürme olanağı bulunmaktadır.
Bu nedenle, zorunlu dava arkadaşı olmayan davacılar tarafından açılan eldeki davada, yargılama iyi bir şekilde yürütülmemiştir.
6100 sayılı HMK’nun 167.maddesine göre mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış ya da sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden karar verebileceğinden mahkemece yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini teminen zorunlu dava arkadaşı olmayan davacıların açtıkları davanın ayrılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen ilke gözardı edilerek, açılan davaların birlikte görülmesi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.