(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 82)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.05.2011 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, eser bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle açılmıştır.
Davalı, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, eser sözleşmesi ve alacağın yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu gibi uyuşmazlıklarda bir eserin meydana getirilerek iş sahibine ifa olarak teslim edildiğini kanıtlama yükü bunu iddia eden yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat yükü ise bunu savunan iş sahibine düşer. Davacı iddiasını yazılı delille kanıtlamış değildir. Olayda dava konusunun miktarına göre tanık dinlenmesine de olanak yoktur.
Ancak taraflar tacir olduğundan iddia ve savunmalarını ticari defterlerle ispat edebilir. Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesine göre ticari işlerden dolayı tacir sıfatı taşıyan kimseler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için tasdiki tabi olan defterlerin usulüne uygun tasdik edilmiş olması ve defterlerin bütününün birbirini teyit etmesi şarttır. Aksi takdirde defterler delil olmaktan çıkar. Diğer bir kurala göre de tacir olan taraflar defterleri üzerinde inceleme ancak iki tarafın ticari defterleri dahil olmak üzere yapılır. Somut olayda, davacı delil listesinde ticari kayıtlara dayandığını bildirmiş, davacının defter ve kayıtlan üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı halde davalının ticari defter ve kayıtlan istenmemiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Bütün bu anlatılanlardan sonra yapılması gereken iş; tacir olan davalı şirkete tüm ticari defterlerini ibraz etmek üzere mehil vermek, konusunda uzman bir bilirkişiye bu ticari ve defter kayıtları inceletmek ticari defterlere uyuşmazlığın ne şekilde yansıdığını ve inceleme konusu yapılan defterlerin sahibi lehine delil teşkil edip etmeyeceğini tespit ettirmek ve hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen bütün bu yönler bir yana bırakılarak tacir olan davalının ticari defter ve kayıtları incelenmeden davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy