MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu 74, 623 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında ...” biçimindeki kimlik bilgilerinin ...olarak, 1074, 164 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında ...biçimindeki kimlik bilgilerinin... olarak, 1075, 623, 164, 378 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında...biçimindeki kimlik bilgilerinin “... oğlu ...” olarak ve 1074 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ...” biçimindeki kimlik bilgilerinin ise “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda, davacı maliki olduğu taşınmazlardaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Mahkemece, nüfus müdürlüğünden, tapu kayıtlarında malik olarak görünen “...” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup
bulunmadığı araştırılmıştır. Araştırma sonucu, davacının annesi dışında, “... ve ... kızı 15.07.1961 doğum tarihli ... kızı 01.04.1971 doğum tarihli ...” isimli kişilere ait nüfus kayıtları bulunduğu bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece mülkiyet nakline neden olunmaması için bu kişiler sağ ise kendileri vefat etmiş ise mirasçıları duruşmaya çağrılarak tanık sıfatıyla dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.