MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.11.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, ...kasabasında bulunan 1169 parsel sayılı taşınmazın murisi ...'a ait olduğunu, ancak tapu kayıtlarında murisinin adının yanlış yazıldığını belirterek tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davacı iddiasının tapulama tutanaklarında doğru olarak yer aldığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının murisinin soyadının ... olarak doğru yazıldığı, murisin adının ise ... olarak tapulama tutanağında gösterilmesine rağmen tapu kaydına ... olarak geçmesinin idari bir işlem olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 1169 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı ve dayanağı belgeler incelendiğinde; 06.05.1960 tarihinde yapılan tapulama tespiti sırasında taşınmazın maliki ... kızı 1932 doğumlu ... olarak belirlendiği, ancak 02.08.1962 tarih 893 toplu veri sayısallaştırılması sonucu tapuya tescili sırasında malik bilgilerinin ... kızı ... ... olarak yazıldığı görülmüştür.
Nüfus kayıtları incelendiğinde; ... kızı 1932 doğumlu ...'ın davacının murisi olduğu anlaşılmıştır.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Toplanan delillerle davacı iddiası kanıtlanmış ve tapu kayıt malikinin kimlik bilgilerinin ... kızı ... olduğu saptanmıştır. Ancak tapu kaydında ... olması gereken ismin ... olarak yer aldığı ve bu nedenle de işbu davanın açıldığı sabittir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" başlığını taşımakta olup bununla hakim, olayın ve hukuki uyuşmazlığın olgusal ve hukuki boyutlarını gerekli olduğu ölçüde taraflarla birlikte ele alabilecek ve çözüme kavuşturacaktır.
Somut olayda; davacı tapuda yer alan kimlik bilgilerinde ki hatanın düzeltilmesini istemektedir.
Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi "İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir." hükmünü içermekte ve Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesinde de açıkca düzenlendiği gibi bu tür davalara adli yargıda bakılmaktadır.
Bu durum karşısında; mahkemece sabit olan davanın kabulü ile tapu kayıt maliki ... kızı ... ... kaydında ki "..." isminin "..." olarak tashihine karar verilmesi gerekirken bu düzeltmenin idari bir işlemle giderilebileceğine dair gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy