MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların kal suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, davalıların 989 sayılı parselde bulunan evinin duvarına bitişik olarak duvar inşa ettiklerini, bu duvarın evinde çatlaklara yol açtığını ve nemlenme meydana getirdiğini belirterek yıkılmasını istemiştir.
Davalı ... davacının taşınmazına elatmadığını, davalı ...'ın duvarı inşa ettiğini davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davacı taşınmazına elatmadığını, davacının binasındaki çatlakların tadilat sırasında oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın ve 989 sayılı parseldeki evin penceresinin istinat duvarı ile kapatılmasına yönelik talebin reddine, inşaat bilirkişisinin istinat duvarının 01.06.20101 tarihli raporunda belirtildiği şekilde yalıtım malzemesi ile kaplanması ve duvar boyunca drenaj borusu konulması, duvarın etrafının duvar yüksekliğinde çakıl ile doldurulması ve ayrıca duvara raporda belirtilen şekilde barbakan konulması suretiyle davalı ...'ın elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı ... vekili temyize getirmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, davalı ... ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi gereğince hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.
Somut olayda; davacının 989 parsel sayılı taşınmazda pencerenin kapatılması ile ilgili davası bulunmadığı halde talep aşılarak bu konudaki istemin reddine dair hüküm kurularak davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy