MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; dava konusu ... ilçesi, ... mahallesi, 1576 ada 4 ve 6 parsel numaralı taşınmazların tapu kaydında ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç tapudaki kayıtların, nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda; dava sırasında, 25.05.2011 tarihinde nüfus idaresince davacının nüfus kaydında isminin “...” olarak düzeltildiği görülmektedir. Mahkemece, davacının tapuda yazılı “...” ismi, hukuki kıymetini
kaybetmiş görünen nüfus idaresinin idari kayıt düzeltmesinden önceki nüfus kaydına göre “... ...” olarak düzeltilmiş ise de, davacının halen nüfus kaydında ismi “...” olarak kayıtlı olduğuna göre, davacının tapu kaydındaki isminin “... ...” olarak düzeltilmesi sonucunda tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanamamıştır. Diğer bir değişle; tapu kaydında, nüfus kaydına aykırı şekilde düzeltme yapılamaz.
Nüfus idaresinin re’sen yaptığı idari kayıt düzeltme hususunda davacının da beyanı alınarak sonucuna göre, tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık oluşturacak şekilde hüküm tesisi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy