(4721 S. K. m. 1023) (YHGK 12.02.2014 T. 2013/14-641 E. 2014/94 K.)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 42072 ada 25 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 ve 9 numaralı bağımsız bölümleri oğlu H. G.e verdiği vekaletname ile 12.07.2005 tarihinde satın alındığını, vekaletname verdiği tarihte kullandığı kimliğin sahte olduğunun anlaşılması üzerine hakkında açılan dava neticesinde mahkum olduğunu belirterek sahte kimliğe göre düzenlenen tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına göre düzeltilerek tapu kaydında Kaya olarak yazılı soyadının Çınar olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tapu işlemleri sırasında kullandığı 37040214002 T.C. kimlik numaralı nüfus cüzdanında yazılı L. Kaya ile 18010219664 kimlik numaralı nüfus cüzdanında yazılı L. Çınarın aynı kişi olduğunun tespiti istemiyle nüfus müdürlüğüne karşı dava açması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki 24.12.2004 tarihinde noterde düzenlenen vekaletnameden Osmaniye Nüfus Müdürlüğünce yenileme nedeni ile 23.01.2004 tarih, 1088 kayıt, P 06 seri ve 022888 sicil numarası ile verilme fotoğraflı nüfus cüzdanına göre, Osmaniye ili, Merkez İlçesi, Karakoyunlu mah. 0009 cilt, 00683 aile sıra ve 0002 sıra numarasında kayıtlı bulunan H. ve İmran kızı, Siverek 07.06.1947 doğumlu L. Kayanın 1968 doğumlu B. oğlu H. G.i vekil tayin ettiği ve anılan vekaletname uyarınca H. oğlu N. Ö.e ve İ. kızı C. T.a ait dava konusu taşınmazların H. G. tarafından 12.07.2005 tarihinde tapudan satın alındığı ve H. Kızı L. Kaya adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı L. Çınar ise, H. ve İ. kızı 31.05.1929 doğumlu olup ve 18010219664 kimlik numarası ile Adıyaman ili, Gerger ilçesi, Köklüce köyü, Cilt 33, Hane 30 da nüfusa kayıtlıdır.
Dosya içinde bulunan İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/121-619 sayılı ilamından, H. kızı L. Kaya adına düzenlenmiş P 06 022888 seri numaralı nüfus cüzdanının sahte olduğu ve H. kızı L. Çınar tarafından kullanıldığı ve iğfal kabiliyetine haiz olduğu gerekçesi ile L. Çınarın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davacı, dava konusu taşınmazların tapuda yapılan satış işlemi sırasında vekili tarafından kendisi adına satın alındığını, ancak sonradan nüfus cüzdanının sahte olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini istemiştir. Davacı her ne kadar sahte kimlik bilgileriyle vermiş olduğu vekaletname ile taşınmaz edinmiş ise de dava konusu taşınmazları satın almış olduğu bayisi ile aralarında bir mülkiyet ihtilafı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/121-619 sayılı ceza dosyasını getirtip incelemek, ayrıca dava konusu bağımsız bölümlerin satın alınması için verilen 24.12.2004 tarihli vekâletnamedeki kimlik bilgilerine sahip başka bir kişinin mevcut olup olmadığını Osmaniye Nüfus Müdürlüğünden sormak, gerektiğinde dava konusu taşınmazların önceki malikleri İ. kızı C. T. ile H. oğlu N. Ö.in bilgisine başvurmak ve 24.12.2004 tarihli vekaletnamede yazılı kişi ile davacının aynı kişi olup olmadığını saptamak ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Mahkemece nüfus müdürlüğüne karşı tespit davası açılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 22.05.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı sahte kimlik ile taşınmaz satın aldığını belirterek gerçek kimliğine göre tapu kaydının düzeltilmesini istemektedir.
Dava konusu taşınmazın sahte kimlik ile tapudan satın alındığı davacının kabulündedir. Nitekim davacı sahte kimlik kullanmaktan dolayı aleyhine açılan kamu davasında yargılanmış ve mahkum olmuştur.
Uyuşmazlık sahte kimlikle edinilen taşınmazların tapu kaydında düzeltme yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının sahte kimliği ile oluşturulan sicil yolsuz ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmaz. Yolsuz tescil durumuna düşen sicil kaydı edinilmesinde TMK'nun 1023.madde koruyuculuğundan yararlanılamaz. Bu durum kamu düzenini ilgilendirir. Yolsuz şekilde oluşturulan tapu kaydı yok hükmündedir. Terkini gerekir. Düzeltme yolu ile yasal hale getirilemez.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine dair yerel mahkeme kararı doğru olup onanması gerekir. Bu sebeplerle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy