MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ... ... ve ... ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış, mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline, yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalılar ... ... ... ve ... ... vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 377 ada 10 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 24.05.1974 tarih 1, 27.08.1991 tarih 8 ve 15.07.1994 tarih 6 sıra no'lu tapu kayıtlarının ilk tesisi eldeki davanın davalıları ... ... ... ve arkadaşlarının bayiileri dava dışı ... ... ve 11 arkadaşının Hazine, Orman İdaresi ve ... Köyü Tüzel Kişiliğini hasım göstererek Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak açmış oldukları ve lehlerine sonuçlanan 08.10.1956 tarihli, 1956/36-94 Esas ve Karar sayılı tescil kararıdır. Görülüyor ki, dava konusu taşınmazın tapuya tesciline esas bu kesinleşen ilamda Hazine taraftır. Kesinleşen davada 10 parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil edecek yerlerden olduğu, başka bir ifadeyle yayla niteliğinde olmadığı saptanmıştır.
Mahkemece az yukarıda sözü edilen davalı Hazinenin taraf olduğu, kesinleşmiş hükmün davacı Hazineyi bağlayacağı ve bu nedenle davanın reddi gerektiği düşünülmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 20.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.