MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın alacak yönünden kabulüne dair verilen 26.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek tazminat talebine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, ibraz edilen belgelere göre taşınmazın ve binaların kendisine ait olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin inanç sözleşmesi olduğu belirtilerek dinlenen tanık beyanlarına göre davanın kabulüne, 5099 ada, 1 parsel zemin kat 1 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2011/2131 E.-4330 K.sayılı ilamı ile taraflar arasında 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delilin de olmadığı, bu tür davalarda taraflar kardeş olsalar da tanık dinlenemeyeceği, davacının dava dilekçesinde “her türlü kanuni delil”e dayandığı ancak 22.10.2008 tarihli delil listesinde yeminden bahsetmediği, davacının davasını kanıtlayamadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ikinci kademede dava konusu taşınmaz ile ilgili tüm harcamalar nedeniyle tazminat isteminde bulunulduğundan bu konuda inceleme yapılarak, binanın yapımında katılımı olup olmadığı araştırılarak sonucu doğrultusunda bir karar verilmesine işaretle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek dava konusu 5099 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan, zemin kat 1 no'lu bağımsız bölümün tüm giderlerinin davacı tarafından yapıldığı, yapım bedelinin 80.990.00 TL olduğu, bu miktarın davalıdan tahsilinin gerektiği kanaatine varılarak taleple bağlı olmak üzere 50.000.00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin iddiasını kanıtlayamamış olup ikinci kademedeki isteği taşınmaz ile ilgili yaptığı arsa bedeli, ruhsat, proje, inşaat ve diğer harcamaların tahsili istemine ilişkindir. Binanın kendisi tarafından yaptırıldığına ilişkin olarak fatura ve sözleşmeler ibraz etmiştir. Mahkemece, inşaat yapımına ilişkin olarak ibraz edilen fatura ve sözleşmelerin dava konusu bağımsız bölümün yapımında kullanılan malzemelere ilişkin olup olmadığı gerektiğinde yerinde yapılacak keşif ve uzman bilirkişi raporu ile denetlenerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken herhangi bir delile dayandırılmaksızın binanın tamamını davacının yaptırdığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2012 tarihinde karar verildi.