MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.08.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit ... kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 855 parsel sayılı taşınmazı lehine, davalılara ait taşınmazlardan geçit ... kurulmasını istemiştir.
Davalı ... davayı kabul etmiş, davalı ... ve diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 855 parsel sayılı taşınmaz lehine, 852, 853 ve 859 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit ... kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı 859 parsel sayılı taşınmaz maliki ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit ... kurulması istemine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit ... taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak ... olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacının maliki olduğu 855 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacını karşılamak üzere bilirkişilerce belirlenen 5 numaralı seçeneğin 852 parselde (A) ile gösterilen kısmı, 853 parselde (B) ile gösterilen kısmı, 859 parselde (C) ve (D) ile gösterilen kısımları kapsadığı görülmektedir. Mahkemece de bu seçenek benimsenmiş ve davacının evine giriş yapamayacağı gerekçe gösterilerek 859 parselde (D) ile gösterilen kısmından da geçit ... kurulmuştur. Davacı taşınmazı üzerine inşa ettiği bina nedeni ile kendi eylemi ile taşınmazına geçit kurulmasını güçleştirmiştir. Bu nedenle 855 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacının fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği, 852 parselin (A) ile gösterilen kısmı, 853 parselin (B) ile gösterilen kısmı ve 859 parselin (C) ile gösterilen kısmından geçit ... kurulmasına karar verilmesi suretiyle giderilmesi gerekirken, (D) ile gösterilen kısmından da geçit ... kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.