MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 03.07.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı kardeşi ile aralarında düzenledikleri 08.10.2003 tarihli miras hisse satış senedi ile tapuda müşterek murisleri ... adına tapuda kayıtlı 694 numaralı parseldeki muris ...'dan kendisine intikal eden 3/12 miras payını 500,00 TL bedelle kendisine satmayı vaat ettiğini ancak yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davalı kardeşinin dava konusu taşınmazdaki miras payının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın muris ... adına olan tapu kaydının iptali ile dosya içindeki murise ait veraset ilamı dikkate alınarak 6/12 hissesinin davacı adına, 3/12 hissesinin dava dışı mirasçı ... adına, 1/12'şer hissenin de dava dışı mirasçılar ...,... ve ... adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı vekili hükmü temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun elbirliği mülkiyetini düzenleyen 701. maddesine göre; "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir..."
Dosya içerisindeki tapu kaydına göre dava konusu 694 sayılı, imar uygulaması sonucu 123 ada 19 sayılı parsel numarasını alan taşınmaz tapuda halen tarafların müşterek murisi ... adına kayıtlı olup elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Davalı tarafından yukarıda belirtilen düzenleme şeklindeki miras hisse satış senedi sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazdaki miras payının davacı kardeşine satışının vaat edildiği, satış bedelinin de ödendiği konusunda bir çekişme bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olması nedeniyle elbirliği maliklerinin birbirlerine pay devretmeleri konusunda yasal bir engel de bulunmamaktadır.
Bu nedenle mahkemece ifa olanağının da mevcut olduğu gözetilerek sözleşmeye konu taşınmazdaki davalının elbirliği mülkiyetine konu miras payının iptali ile davacı adına tesciline karar vermekle yetinilmesi gerekirken talep aşılarak diğer elbirliği maliklerinin payları da ayrı ayrı belirtilmek suretiyle elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy