MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 10.01.2011 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranıştan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/34 Esas 2009/83 Karar sayılı ilamı dava konusu hakkında karar verilmiş olmasından dolayı kesin hükmün varlığı sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır. Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm, 6100 sayılı HMK’nın 303. maddesinde düzenlenmiş olup madde metninde “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması 6100 sayılı HMK’nın 114/(i) bendi uyarınca dava şartı olup HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartının yerine gelmemesi halinde davanın usulden reddi gerekir.
Somut olaya gelince;
Elatmanın önlenmesi davalarında her bir müdahale yeni bir dava sebebi kabul edileceğinden ve davaya konu olayda da davalının çekişmeli yerde yeniden duvar inşa ettiği ve bu duvarın yeniden yıkıldığı anlaşıldığından mahkemece kesin hükmün bulunduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.