MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.12.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, komşu taşınmaza kurulan baz istasyonları nedeniyle taşınmazında değer azalması meydana geldiğinden zararının giderilmesi, davalı GSM şirketlerine ait baz istasyonunun kaldırılması bu mümkün değilse taşınmazının davalı GSM şirketlerince satın alınması isteğinde bulunmuştur..
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar ... İletişim Hizmetleri AŞ vekili ve ... İletişim Hizmetleri AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 730. maddesinde de malikin mülkiyet hakkının sınırlarını aşarak başkalarına zarar vermesi veya zarar verme tehlikesi yaratması halinde taşınmaz malikinin sorumluluğunu düzenlemiştir. Anılan hüküm uyarınca zarara uğrayan kişiler mevcut zararının parasal olarak giderilmesini ve eski halin iadesini veya zarar tehlikesi bulunduğu hallerde bunun önlenmesini dava yoluyla talep edebilir. Burada taşınmaz malikinin sorumluluğu kanunun emrettiği özen gösterme borcunun ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluk halidir.
Taşınmaz malikinin taşınmazını taşkın olarak kullanıp başkasına bu şekilde zarar verip vermediğini tayinde malikin komşuluk hukukunun kendisine yüklediği mükelefiyetleri ihlal edip etmediğine, komşular arasında yerel örf ve âdetin hoş karşılamayacağı davranışlarda bulunup bulunmadığına bakmak gerekir. Diğer taraftan anılan yasa hükmü gereği taşınmaz malikini sorumlu tutabilmek için orta yerde taşkın kullanma sayılan fiilin hukuka aykırı olduğunun, bir zararın ve ayrıca zararla taşkın kullanma arasında illiyet bağının varlığının saptanması gerekir.
İstisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya TMK’nın 737 ve bu maddenin müeyyidesi olan 730. maddesi uyarınca zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.
Bütün bu anlatılanlardan sonra somut olaya gelince; davacı tarafından baz istasyonları nedeniyle taşınmazında değer kaybı oluştuğundan baz istasyonunun kaldırılması bu mümkün değilse zararının giderilmesi istenmiştir.
Henüz zarar gerçekleşmeden ve somut bir zarar tehlikesi de mevcut değilken, elatmanın önlenmesi ve kal talep edilmiştir. Davacının henüz gerçekleşmemiş (güncel olmayan) gelecekte duyabileceği hukuki korunma ihtiyacı doğmadan, elatmanın önlenmesi ve kal davasının dinlenmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı tarafın sübjektif kaygılarına göre (taşınmazını kiraya vermekte, satmakta, trampa etmekte) ileride sorunlar yaşayabileceği ve taşınmazının değerinde azalma olacağından bahisle kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy