MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.12.2011 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılar ile birlikte mirasçısı olduğu murisi annesi ... kızı ...'ün 115 parsel sayılı taşınmazda bulunan 7000/54633 payını 28.02.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını belirterek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 115 parsel sayılı taşınmazın 7000/54633 payı tarafların murisleri ve anneleri ... adına kayıtlı olup muris 06.12.2007 tarihinde vefat etmiş, payı miras yoluyla taraflara intikal etmiştir. Davacı da mirasçı olup elbirliği mülkiyeti ortaklarından biri olduğundan davaya konu olayda taşınmazın daha küçük paylara bölünmesini önlemek amacını güden 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmünün uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davacı tarafından dayanılan sözleşmenin ifa olanağının mevcut olduğu gözetilerek davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy