MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.08.2004 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, maliki oldukları 102 ada 4, 5, 7, 8, 9 parseller ile 458 parsel sayılı taşınmazlarını kadimden beri 458 sayılı parselin güney kısmnda bulunan kaynak ile suladıklarını, davalının maliki olduğu 457 parsel sayılı taşınmzda açtığı kuyu nedeni ile sularının azaldığını belirterek davalının suya elatmasının önlenmesini ve açtığı kuyunun kapatılmasını istemişlerdir.
Davalı vekili kuyu açma çalışmalarına son verdiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının suya elatmasının önlenmesine açtığı sondaj kuyusunun kapatılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.12.2010 günlü 2010/18582 Esas, 2010/21149 Karar sayılı bozma ilamı ile özetle “ ...Davaya konu kaynak genel sudur. Genel sulardan herkes kadim ve öncelik hakkı olanların hakkına tecavüz etmeden, ihtiyacı oranında yararlanır. Belirtilen bu ilkeler ışığında, tarafların kadim kullanım hakları net olarak saptanarak, yararlandıkları başka sularda varsa, onlarda dikkate alınarak, kadim yararlanma hakkı olanların ihtiyacı tespit edilip, herkesin ihtiyaçları oranında faydalanabileceği bir su düzeni kurulması gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların suya vaki müdahale taleplerinin reddi ile birlikte su rejimi kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; mahkemece Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozmasına uyulduğu halde bozma ilamına aykırı olarak davacıların davasının reddine karar verilip aynı zamanda taraflar arasında su rejimi kurulmak suretiyle çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile birlikte tarafların suya olan ihtiyaçları, yararlandıkları başka su kaynakları dikkate alınarak taraflar arasındaki ihtilafı çözecek şekilde infaza elverişli bir su rejimi ve su düzeneği kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 29.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy