MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.09.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi ve tazminatın tahsili istemi ile açılmıştır.
Davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, Hazineden kiralamış olduğu 298 parsel sayılı taşınmaza buğday ektiğini fakat davalının, kendisine haber vermeden ekini biçtirerek sattığını belirterek davalının elatmasının önlenmesini ve ürün satışından elde edilen 10.000TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu ürünlerin davalı tarafından hasat edildiğine dair kesin bir delil sunulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davalı 16.11.2011 tarihinde ... Cumhuriyet Savcılığında süpheli sıfatıyla alınan ifadesinde dava konusu ekini biçtiğini kabul etmiştir. Bu nedenle mahkemece uzman ziraat bilirkişi aracılığı ile davalı tarafından biçilen ekinin değeri tespit edilip sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.