MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2010 ve 17.06.2010 gününde verilen dilekçeler ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleştirilen dava, borçlu ortağın alacaklısı tarafından yapılan icra takibi sonucu alınan yetki belgesine dayanılarak açılan ve elbirliği hükümlerine tabi taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne yirmi sekiz adet taşınmazdaki ortaklığın taşınmazların satılması suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İİK'nın 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağın olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise, icra takibine konu borç miktarına göre, dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekir.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Somut olayda, mahkemece her ne kadar dava konusu 28 adet taşınmazın tümünün satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise de, esasen yukarıda açıklandığı şekilde en son borç miktarı belirlenerek borçlu ortağın hissesi de nazara alınarak borca yetecek miktarda taşınmazın satışına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken taşınmazların tamamının satışına karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, dava konusu 354, 661. 574, 575 ve 1270 parsel sayılı taşınmazlarda ölü ...’nın, 2489 parsel sayılı taşınmazda ölü ...’nin mirasçılık belgesi temin edilerek, tüm mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek davaya dahil edilmeleri, daha sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması da doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 03.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy