MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.03.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Bir kısım davalılar, taşınmazın satılmasını istemediklerini bildirmiş, bir kısmı ise duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir..
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, tüm paydaşlar veya ortaklar, bunlar ölü ise mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; ortaklığın giderilmesi istenen dava konusu 159 parsel sayılı taşınmazda 3/28 pay sahibi ... her ne kadar keşiften sonra duruşmalara katılmış ise de hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Buna rağmen bu paydaşın yokluğunda keşif yapılmış ve savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Mahkemece, ...'ın usulüne uygun olarak davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili tamamlanmadan davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy