MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ..., vekil olan diğer davalının hile ile kendisinden vekaletname aldığını ancak azledilmesine rağmen dava konusu sözleşmeyi yaptığını, kendisi açısından bir sonuç doğurmayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ..., satışın verilen yetkiye dayanılarak yapıldığını ve geçerli olduğunu, mülkiyet nakline ilişkin istemin kabulünü, bedele ilişkin istemin reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet aktarımı isteminin reddine, tazminata yönelik olarak daha önce davanın kabulüne karar verilmiş olup temyiz edilmediğinden karar kesinleşmiş olduğundan, yeniden karar verilmesinin usule uygun olmayacağı gerekçede belirtilerek karar verilmemiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçede belirtilmek suretiyle tazminat istemi hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy