MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahipleri, yükleniciyle olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin fesh edildiğini, bağımsız bölümleri işgal eden bir kısım kişiler aleyhine elatmanın önlenmesi davası açtıklarını ve lehlerine sonuçlandığını, esasen yüklenicinin de edimlerini yerine getirmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasındaki 27.08.1992 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi geriye etkili olacak şekilde feshedildiğinden, davacılar feshedilen sözleşmeye dayanarak istemde bulunamayacağından bahisle dava reddedilmiş, verilen karar Dairemizce “...Mahkemece yapılması gereken iş, yerinde yeniden keşif yapılarak 27.08.1992 tarihli sözleşmenin yüklenici tarafından amacına, sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun ifa edilip edilmediğini saptamak, davacılar ancak yüklenicinin edimlerini bütünüyle yerine getirmesi halinde alacağın temliki suretiyle hak iddiasında bulunabileceklerinden, istemi bunun sonucuna uygun hükme bağlamak olmalıdır. Orta yerde yöntemine uygun feshedilmiş bir sözleşme varmış gibi davanın bu nedene bağlı olarak eksik inceleme ve araştırma sonucu reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. ....”gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Mahallinde yeniden keşif yapılarak uzman bilirkişiden rapor alınmış ise de bilirkişi raporuna göre yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği açıklığa kavuşturulamamıştır. Mahkemece, aynı taşınmaza ilişkin olarak açılan 2001/794 E. sayılı davada inşaatın % 88 seviyesinde olduğunun belirlendiği ve belirlenen bu oranın katlanılabilir bir oran olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de anılan davada davacılar taraf olmadığı gibi rapor tarihinden itibaren uzun bir süre geçmiş, bu sürede inşaatın devam edip etmediği hususu araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu taşınmazda uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapmak, inşaat seviyesini yeniden belirlemek, yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediğini saptamak, inşaat seviyesinin katlanılabilir bir seviyede bulunduğunun saptanması halinde davacılara saptanan bu bedeli depo etmesi için süre vermek, bedel depo edildiği taktirde davayı kabul etmek, aksi taktirde şimdi olduğu gibi davayı reddetmek olmalıdır.
Önceki bozma ilamı gereği yerine getirilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy